Gözde. Her postun en az 1 layk alması gerektiğini düşünen nadir insanlardan. Diğer her şey için alttaki adresler.
Ocak 20th
3:15 PM

Kıskanacaksanız, yazısı güzel olan insanları kıskanın.

Kasım 30th
1:28 PM
Via
Kasım 22nd
1:30 PM

Zamana dair..

Geriye dönüp bakınca bir garip oluyor insan. Zaman büyülü gerçekten de, neler getiriyor neler götürüyor. Ama “zaman”a dair çok sevdiğim şöyle de küçük bir anım vardır:

10 Yıl öncesi, 6 yaşındayım. Okuma yazmayı yeni sökmüşüm de anaokulundayım. Masal anlatma yarışması düzenliyor belediye, tüm anaokullarından katılım istiyor. Seçimler falan, bizimkinden de ben çıkıyorum. Masalım da “şıp şıpla tıp tıp”, kuklalı anlatım yapacağım. Yarışma günü hiç unutmam 4. sırada çıkıyorum sahneye. Kendimle gurur duyduğum nadir anlardan biridir ki yaşımın üstünde güzel bir performans sergiliyorum. Babalar da meraklıdır öyle şeylere ya, onlarca fotoğrafım var. Neyse, sonuçlar falan derken yarışma birincisi oluyorum, ama sonuçların açıklanması geç oluyor. Çünkü jüri iki kişi arasında kalmış. Benimle, keloğlan kılığına girip anlatım yapan bir çocuk arasında.. Ama küçük bir farkla ve benim hikayemin daha kısa öz olması nedeniyle beni birinci onu ikinci ilan etmişler. Sanırım hayatımın ilk birinciliğiydi, önemliydi de benim için. Ama ikincinin ailesi “hikaye uzun diye yapılır mı canım” falan muhabbetine girmişlerdi. Orda bir güzel de çocuğa sinir olmuştum hiç unutmam… 

Aradan iki yıl geçti. 1.sınıf. O çocukla aynı sınıftayım. Ve iki sene önceki yarışmacılardan biriyle, prenses elbiseli bir kızdı, aynı sınıftayım. Tabi sonradan fark ediliyor bu. İki yarışmacıyla da fotoğraflarım var vs…

Şimdi aradan 10 yıl geçti. O zamanın üstüne onlarca birincilik, kendimle gurur duyduğum anlar yaşadım. Dediğim gibi çok şey geldi çok şey geçti. Ama bakıyorum ki o iki kişi hala hayatımda, hem de en yakın arkadaşım vasfıyla. Biri en yakın erkek arkadaşlarımdan biri, diğeri de dostum diyebildiğim sayılı insanlardan. Ama o kadar büyülü ki, daha 6 yaşında zaman bizi karşılaştırmış, habersizken. Şimdi ise geçmişe bakıp gülüyoruz, ardından sarılıyoruz. Zamana teşekkür etmem lazım, beni iki güzel insanla bu kadar erken tanıştırdığı için.

Demem o ki, bugün yanınızdan geçip giden biri iki üç yıl sonra en yakınınız olabilir. Zamana bırakın, o hallediyor. 

Kasım 20th
10:30 AM
Via

okumasalardaolur:

"Değiştin sen" dediler. "Doğrudur" dedim geçtim. 

"Neden" diye sormadım. Bunun nedeni olmaz çünkü.

"Nasıl" diye de sormadım. Çünkü o küçük beyninde hazırlamıştı cevabını. Kim bilir neler sıralayacaktı. Ne örnekler gösterecekti. Ne gerek var? 

Değişmişsem belki, ona kötüdür başkasına iyidir? 

Belki de böyle olması gerekmektedir? 

Kasım 17th
11:49 AM

"Hangi yüzle benimle konuşuyorsun!" değil;

"Hangi yüzünle benimle konuşuyorsun?" 

Kasım 15th
1:58 PM

okumasalardaolur.tumblr.com

Yan hesap gibili

Eylül 14th
3:04 PM

İnsanın mahremi, içindeki büyümeyen çocuk olmalı. Dokunamamalı kimse ve büyümemeli o çocuk.

Eylül 8th
10:15 AM

Bir gün mutlu edip, üç gün ağzımıza sıçan insanı o bir gün yüzünden severiz.

Eylül 7th
12:56 PM

Yaklaşık anaokulundan beri büyümüş olmaktan nefret ederken, hepimiz şu anda bir an önce büyümek istiyoruz. Akıllanmayacağız ki.

Ağustos 18th
5:58 AM

Hiçbir şey tek başına yeterince can sıkıcı değildir, ama her şey üst üste geldiyse o zaman başka.

Ağustos 10th
8:25 AM

Ezo (20), kendine bir damat buldu ve o artık bir çorba.

Temmuz 25th
2:09 AM
- çok özlettin !

çok özlettin !

Temmuz 12th
4:03 AM

Ayrıyetten devlet hastanesi zihniyeti orospudur, yalakadır ve arsızdır.

 

Temmuz 10th
4:36 PM

Sevdiğimiz şeyleri abartma konusunda üstümüze yok.

Mayıs 31st
10:55 AM

a message from Anonim


oku nasıl müzik notası yaptın mk

Abi yıl oldu be hatırlamıyorum 

Tumblr Cursors | Tumblr Theme