- Henüz diyelim.
- Henüz diyelim.
- Hiçbir şey yokken 9 follow hayra alamet değil çünkü ?
Sınav dönemi , projeler , performanslar , denemeler , testler ıvırı zıvırı…
Şimdi hepsinin üst üste geldiğini düşünün. Düşündünüz mü ? İşte o ben oluyorum. Dolayısıyla tumblr’a girmem , girmenin yanında layk atmam çok zor oluyor. Bu yoğunluk nereden baksanız bir buçuk ay daha süreceği için gün sayar oldum. Sayılı gün çabuk geçermiş , umarım. Paylaşımsızlık bu yüzden bloglarınızda çok az görünür oldu. Merak edenlere - bu yönden bir kaç soru aldım - duyurulur : işimi bırakmadım, hala buradayım, sayılı günler bitince aktif olacağım , sizi seviyorum.
Linklerimi verip kaçıyorum :
aslında onların her biri bir hayat.
her biri bir hikaye.
her biri bir yaşanmışlık.
her biri,bir insanın içindekiler.
ve siz okumuyorsunuz ya;
çok şey kaybediyorsunuz.cidden.
bir insanı tanımaktan daha vazgeçiyorsunuz.
- ve belki de Paylaşımsızlık buradan kazanıyor.
(Kaynak: belgisizamir, lifeisblues gönderdi)
Baya çok aldım ben bu soruyu. Belki de merak edip soramayanlarınız vardır içinizde. O yüzden buna bir açıklık getirmeli artık. *Tumblr ile geçen yaz tanıştım. Henüz “eski” sayılacak kadar eski değilim buralarda. Boşkitap ’ ın anasayfasında gezinirdim ara ara. Yazılar , fotoğraflar , paylaşımlar… Hepsine bayılırdım. Sonunda benim de bir hesabım olsun istedim ancak yeni bir ortamda , gerçekten “kaliteli” paylaşımlar arasında benim paylaşımlarımın eksik kalacağını hissettim. “Ben de bir şey paylaşmam o zaman ,paylaşılanlara bakarım!” dedim kendi kendime. İşte “paylasizsizlik” aslında buradan gelmektedir. Önerilen , FF verilen bloglarla başladım işe. Her blog ayrı bir dünyaydı benim için. Her paylaşım ise ayrı bir güzel… Sürekli o minik kalpçikleri dolduruyor, resimlere bakıyor , arşivliyor , şarkıları dinliyor , isimlerini not ediyordum. Takip ettiğim 900 küsür blogun yüzde 80ini tanıyacak düzeye gelebildim ancak. Gün geçtikçe, takip ettiğim sayı artıkça zevk almaya başladım ben bu ortamdan. Ve en sevdiğim yanı ise Tumblr bana başka görüşleri gösterdi , başka insanları tanıttı. İnsan sarrafı olmak adına güzel bir yerdi. Ancak Paylaşımsızlık hep bir kapalı kutu oldu. 800 küsür takip edenim olmasına rağmen sadece 5 - 6 sıyla “gerçekten” konuştum , sadece 3 tanesi beni “gerçekten” tanıdı. Onun dışında Paylaşımsızlık bir sırdı. Postlarınızı beğenip , blogunuzdan çıkıp giden biriydi sizin için. Oysaki bilmenizi isterim ki her ne yazarsanız yazın , her ne paylaşırsanız paylaşın ; Paylaşımsızlığa yeni bir şeyler öğretmiş oluyorsunuz. Görüşmek üzere :)
-Url değiştirenler lütfen beni tekrar bulsunlar. Zira hepsini takip etmem çok zor .
Bir bakış borcun var bana son gidişinden…
Adamlar yaratıcı
@Paylasimsizlik adımla o taraflardan da followlayabilirsiniz.
Biliyorum, şarkımız çıkalı çok oldu. Ancak herkesin paylaşmasını ve iyi-kötü yorumlarının bitmesini bekledim. Artık benim sayfamda da yerini alabilir. Yolun açık olsun Can Bonomo.
DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORLAR.
*Bir balık kurtarmak istiyorsanız katılın ve destek verin.
Leyla ile Mecnun temalı