Gözde. Her postun en az 1 layk alması gerektiğini düşünen nadir insanlardan. Diğer her şey için alttaki adresler.
Ağustos 14th
5:34 PM

İradeniz de var ağzınız da; onun bunun lafıyla değişmek yerine kendinizi savunmayı deneyin, doğru olduğuna inandığınız ve belki de istediğiniz şeyin arkasında durun.

Yeter be. 

5:28 PM

Yakın çevreden itibaren eleştirilecek o kadar çok konu var ki; çokluğundan susuyorum artık

Temmuz 29th
1:25 PM
güzel tatiller… 

güzel tatiller… 

1:14 PM
İnsan burayı özlemez de nereyi özler? 

İnsan burayı özlemez de nereyi özler? 

12:58 PM

"Yine doluyum bu aralar.
Gözlerimle birlikte doluyuz.
Boğazım kadar düğümlüyüm;
Elim kolum bağlı.
Bir hata yapmış olmalıyım.
Olmalıyım ki cezasını çekiyorum.
Ama bilmiyorum.
Hata gibi değil sanki, çünkü çok güzeldi.
Güzel olan bir şey hata olabilir mi ki?
Bir hata yapmış olmalıyım.
Belki bana göre hata değildir.
Belki çoğu kişiye göre de hata değildir.
Ama var bir hatam belli. 

Doluyum bu aralar,
Gözlerimle birlikte doluyum.”

-Kendini güzel hatalara kaptırıp gidenlere, kapılanlara, kaptırmış olanlara.

12:42 PM

Güzel yazmanın tek koşulu;

güzel hissedebilmektir…

Herkesten biraz daha fazla, ama bir parça eksik. 

12:36 PM

"Öyle bir mesleğim olsun ki, günde en az 8 saat 27 dakika uyuyabileyim!"

12:34 PM

a message from Anonim


Ur blogs so awesome ^.^

Thank you :) 

Temmuz 15th
3:29 PM
Hilal

Hilal

Temmuz 14th
4:38 PM
Küçüklüğümden beri televizyonu beeyle ters bakarak izlermişim, hala da bu şekil izlemeyi severim - yerde yuvarlanmak da bu olaya dahil. 

Küçüklüğümden beri televizyonu beeyle ters bakarak izlermişim, hala da bu şekil izlemeyi severim - yerde yuvarlanmak da bu olaya dahil. 

3:16 PM

- Tam post atacak gibi oluyorum, üşenip beğenmeye devam ediyorum - 

Ocak 20th
3:15 PM

Kıskanacaksanız, yazısı güzel olan insanları kıskanın.

Kasım 30th
1:28 PM
Via
Kasım 22nd
1:30 PM

Zamana dair..

Geriye dönüp bakınca bir garip oluyor insan. Zaman büyülü gerçekten de, neler getiriyor neler götürüyor. Ama “zaman”a dair çok sevdiğim şöyle de küçük bir anım vardır:

10 Yıl öncesi, 6 yaşındayım. Okuma yazmayı yeni sökmüşüm de anaokulundayım. Masal anlatma yarışması düzenliyor belediye, tüm anaokullarından katılım istiyor. Seçimler falan, bizimkinden de ben çıkıyorum. Masalım da “şıp şıpla tıp tıp”, kuklalı anlatım yapacağım. Yarışma günü hiç unutmam 4. sırada çıkıyorum sahneye. Kendimle gurur duyduğum nadir anlardan biridir ki yaşımın üstünde güzel bir performans sergiliyorum. Babalar da meraklıdır öyle şeylere ya, onlarca fotoğrafım var. Neyse, sonuçlar falan derken yarışma birincisi oluyorum, ama sonuçların açıklanması geç oluyor. Çünkü jüri iki kişi arasında kalmış. Benimle, keloğlan kılığına girip anlatım yapan bir çocuk arasında.. Ama küçük bir farkla ve benim hikayemin daha kısa öz olması nedeniyle beni birinci onu ikinci ilan etmişler. Sanırım hayatımın ilk birinciliğiydi, önemliydi de benim için. Ama ikincinin ailesi “hikaye uzun diye yapılır mı canım” falan muhabbetine girmişlerdi. Orda bir güzel de çocuğa sinir olmuştum hiç unutmam… 

Aradan iki yıl geçti. 1.sınıf. O çocukla aynı sınıftayım. Ve iki sene önceki yarışmacılardan biriyle, prenses elbiseli bir kızdı, aynı sınıftayım. Tabi sonradan fark ediliyor bu. İki yarışmacıyla da fotoğraflarım var vs…

Şimdi aradan 10 yıl geçti. O zamanın üstüne onlarca birincilik, kendimle gurur duyduğum anlar yaşadım. Dediğim gibi çok şey geldi çok şey geçti. Ama bakıyorum ki o iki kişi hala hayatımda, hem de en yakın arkadaşım vasfıyla. Biri en yakın erkek arkadaşlarımdan biri, diğeri de dostum diyebildiğim sayılı insanlardan. Ama o kadar büyülü ki, daha 6 yaşında zaman bizi karşılaştırmış, habersizken. Şimdi ise geçmişe bakıp gülüyoruz, ardından sarılıyoruz. Zamana teşekkür etmem lazım, beni iki güzel insanla bu kadar erken tanıştırdığı için.

Demem o ki, bugün yanınızdan geçip giden biri iki üç yıl sonra en yakınınız olabilir. Zamana bırakın, o hallediyor. 

Kasım 20th
10:30 AM
Via

okumasalardaolur:

"Değiştin sen" dediler. "Doğrudur" dedim geçtim. 

"Neden" diye sormadım. Bunun nedeni olmaz çünkü.

"Nasıl" diye de sormadım. Çünkü o küçük beyninde hazırlamıştı cevabını. Kim bilir neler sıralayacaktı. Ne örnekler gösterecekti. Ne gerek var? 

Değişmişsem belki, ona kötüdür başkasına iyidir? 

Belki de böyle olması gerekmektedir? 

Tumblr Cursors | Tumblr Theme